“Ayşe’nin İstatistiksel Açıdan
Aşk Hikayesi” yazımı okuyanlar belki hatırlarlar; biliyorsunuz ki istatistikte
genellikle bağımlı ve bağımsız değişken olmak üzere 2 tür değişkenle muhatap
oluruz, bu değişkenler arasındaki “olası” ilişkinin gücünü ve/veya yönünü
sorgular dururuz. Bağımlı ve bağımsız değişken dışında-onlar kadar popüler
olmasa da-bir de aracı değişkenimiz vardır ki bu değişken bağımlı ve bağımsız
değişken arasında yer aldığında söz konusu iki değişken arasındaki
nedenselliğin gücünü artırır, başka bir deyişle bağımsız değişkenin bağımlı
değişkendeki etkiye sebep olmasında bir tür kolaylaştırıcı işlevi görür.
Bu durumu yine ilişkiler
üzerinden ele alalım=) Öncelikle hipotezlerimizi kuralım:
H0: Ayşe ve Ahmet arasında
anlamlı (romantik😍😊) bir ilişki yoktur.
H1: Ayşe ve Ahmet arasında
anlamlı (romantik) bir ilişki vardır.
1.örneğimizde Ayşe ve Ahmet
isminde (isimler aklıma gelen ilk isimlerdir, biliyorsunuz ki Türkçede akıllara
ilk olarak bu isimler gelir, olayların gerçek kişi ve kurumlarla bir ilgisi
yoktur😏) iki kişiyi düşünelim. Bunlar birbirleriyle herhangi birinin aracılığı
olmadan tanışmış olsunlar. 2. Örneğimizde de yine Ayşe ve Ahmet olsun; ama bu
sefer onları tanıştıran bir Fatma olsun. Fatma her ikisini de tanıyan bir kişi
olsun. Ayşe’ye Ahmet’i, Ahmet’e de Ayşe’yi övsün dursun. İşte bu noktada Fatma
aracı değişken rolü üstleniyor; çünkü Ayşe ve Ahmet arasındaki ilişkinin
olasılığını artırmış oluyor. İstatistiksel açıdan bakarsak 2. örnekteki
çiftimizin arasında bir ilişkinin başlama ihtimali, birinci örnekteki
çiftimizden daha yüksek; çünkü arada bir aracı değişken olan Fatma var.
Fatma’yı referans olarak gören Ayşe ve Ahmet’in ilişkiye başlama kararı
vermesi, istatistiksel açıdan daha yüksek. Dolayısıyla arada Fatma’nın olduğu
durumda H0’ın reddedilip H1’in kabul edilmesi ve böylece çiftimizin ilişkiye
ilk adımlarını atmaları daha yüksek bir olasılık.
Peki gerçek hayatta durum
gerçekten de her zaman böyle midir? Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki
olası ilişkilerde aracı değişkenin rolü yeterli midir? Hayır! Şöyle ki bağımlı
ve bağımsız değişkenler arasındaki neden-sonuç ilişkileri ya deterministiktir
(olasılığa dayalı olmayan, belirsizlik içermeyen) ya da olasılığa dayalıdır.
Herhangi bir olay, diğer bir olayın olması için gerekli ve yeterliyse iki olay
arasındaki ilişki deterministiktir. Herhangi bir olay diğer bir olayın olması
için gerekli fakat yeterli değil ise bu iki olay arasındaki ilişki olasılığa
dayalıdır. Yani olabilir de olmayabilir de. Gerçek hayattaki olaylar arasındaki
ilişkiler ise olasılığa dayalı neden-sonuç ilişkileridir. Ve olasılığa dayalı
neden sonuç ilişkilerinde bağımsız değişkenin bağımlı değişkendeki değişime
neden olup olmadığını belirleyebilmek için bağımsız değişkene etki etme
ihtimali bulunan tüm dış değişkenlerin belirlenmesi gerekir. İşte bu dış
değişkenler “geçersizlik kaynakları” olarak isimlendirilir.
Bu geçersizlik kaynaklarından
dördünü Ayşe ve Ahmet açısından inceleyelim:
1)Geçmişin Etkisi: Bağımlı
değişkene etki etme olasılığı bulunan tüm dış değişkenlerdir. Ayşe ve Ahmet
arasındaki olası ilişki için düşünürsek, Fatma’nın etkisi dışında bu ilişkinin
doğma olasılığına etki edebilecek diğer değişkenler: Ayşe ve Ahmet’in fiziksel
özellikleri, meslekleri, memleketleri, aileleri vb. aklınıza gelebilecek diğer
dış değişkenlerin hepsi, söz konusu ilişki üzerinde etkisi olabilecek
geçersizlik kaynaklarıdır. Aracı değişkenimiz Fatma’nın da bu geçersizlik
kaynakları üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. O sadece elçidir, ikisinin bir
araya gelmesindeki süreci hızlandırandır, yoksa diğer dış değişkenleri düşünüp
de kafasını yormak zorunda değildir, ne de olsa elçiye zeval olmamaktadır😉
2)Olgunlaşma Etkisi:
İstatistiksel açıdan incelendiğinde herhangi bir deneye katılan bireylerde
araştırma süresi uzadıkça meydana gelebilecek değişimler sonucu oluşan bir
geçersizlik türüdür. Örneğin araştırma süresi uzadıkça birey yorulur, sıkılır
ve bu durum tepkilerini etkiler. Ayşe ve Ahmet açısından bakıldığında ilişki
süreleri uzadıkça ve/veya yaşadıklarının etkisiyle yıpranma ihtimalleri
artabilir, olgunlaşma etkisiyle birbirlerine olan tepkileri normal şartlar
altında olduğundan daha farklı olabilir. İnsanların ilişkinin başındaki
heyecanlarını sonradan kaybetmeleri de olgunlaşma etkisi sebebiyledir.
-Burada denek içi düzen ve
denekler arası düzenden bahsetmek istiyorum; çünkü olgunlaşma etkisiyle oldukça
bağlantılı. Denek içi düzenlerde denekler etkisi ölçülmek istenen uyarıcının
tekrarlı gösterimlerine maruz kalırlar. Örneğin reklam araştırmalarında bir
deneğe arka arkaya birden çok reklam gösterilir ve deneğin bu reklamlara olan
tepkileri incelenir; fakat burada deneğin tepkilerinin önceki yargılardan
etkilenme ve yorulma ihtimali vardır. Yani olgunlaşma etkisi devreye girer ve
deneğin verdiği tepkiler bir önceki tepkilerinden etkilenebilir. Ayşe ve
Ahmet’e dönersek Ayşe’nin bir hareketine Ahmet’in aşırı bir tepki vermesi,
Ahmet’in önceki ilişkilerindeki yıpranmışlığından/olgunlaşma etkisinden
kaynaklanıyor olabilir. Ahmet’in belki de sütten ağzı yanmıştır, yoğurdu
üfleyerek yiyordur, bu nedenle tahammül seviyesi 0’ın altındadır ve olgunlaşma
etkisinden kurtulamamıştır.
-Öte yandan denekler arası
düzende bir denek bir uyarıcıya sadece bir kere maruz kalır. Dolayısıyla
deneğin tepkilerinin önceki yargılarından etkilenme ihtimali bulunmaz. Örneğin
reklam araştırmalarında bir deneğe 1 reklam sadece 1 kere gösterilip tepki
ölçülüyorsa bu denekler arası düzene bir örnektir.
-İster denek içi olsun ister
denekler arası olsun, bütün deneysel düzenlerde kontrol grubu olması
gerekmektedir; çünkü kontrol grubu yoksa düzen problemi vardır. (Özellikle kızlar size sesleniyorum: Kontrol grubu dendiğinde aklınıza hemen ilişkinizi teyit ettiğiniz WhatsApp kız gruplarınız ya da arkadaşlarınız gelmesin😆 Burada bağımsız değişkenin olmadığı grup kastediliyor. Yani Ayşe ve Ahmet için kontrol grubu, sevgilisi olmayan arkadaşlarından oluşan grup olabilir. Onlarla kendi hayatları arasındaki farkı kontrol ettikleri grup😉)
3)Test Etkisi: Herhangi bir
deneye katılan bireylerin gözlendiklerini anladıkları zaman olduğundan
farklı davranmaları durumudur. Ayşe ve Ahmet açısından bakarsak aileleri
ve/veya arkadaşları yanında birbirlerine olan davranışları ile baş başa
kaldıklarından birbirlerine olan davranışları arasındaki farkın sebebi test
etkisi olabilir. Mesela Ahmet halka açık alanlarda Ayşe’nin elini tutmak
istemeyebilir, baş başa kaldıklarında ise elini tutabilir. İşte bunlar hep test
etkisindendir=)
4) Araç Etkisi: Araştırmada yer
alan ölçme ve yöntem araçlarında ortaya çıkan değişikliklerden kaynaklanan bir
geçersizlik kaynağıdır. Ayşe ve Ahmet açısından bakarsak Ayşe’nin makyaj
yaptığı bir günde makyaj yapmadığı güne kıyasla Ahmet Ayşe’ye daha iyi
davranıyorsa burada Ahmet’in bir suçu yoktur. Bu tamamen Ayşe’nin ölçüm
araçlarını (makyaj malzemeleri vb.) standart kullanmaması yüzündendir😛
Söz konusu geçersizlik kaynakları
gerek sosyal bilimlerde gerek fen bilimlerinde yapılan deneylerde sürekli
kontrol altına alınmaya çalışılır. Çünkü istenen, sadece incelenen bağımsız
değişkenin bağımlı değişkendeki değişime neden olup olmadığının bilgisidir. Bu
nedenle yapılan deneylerin çoğu kontrollü deneylerdir. Doğal deneyler ise
araştırmacının herhangi bir müdahalede bulunmadan gözlem yaptığı deneylerdir.
İnsan ilişkilerini gözlemlemek bana göre en güzel doğal deneydir=) Doğal
deneylerde gözlemlenen bireyler gözlendiklerinin farkında olmazlar. Bu
açıdan doğal deneyler tek kör deneyler olarak isimlendirilir. Yani sadece
araştırmacının bilgisi dahilinde olaylar gelişir. Bu yönüyle doğal deneylerde
bireyler gözlendiklerini bilmediklerinden doğal davranışlarını sergilemeye
devam ederler, olağandışı davranışlar göstermezler (test etkisini hatırlayın). Bu
nedenle güvenlik kamerasının kaydettiği bazı komik olaylar bizi daha çok
güldürüyor; çünkü o kayıtlardaki insanlar genellikle doğal davranışlarını
sergiliyor.
Ayşe, Ahmet ve Fatma’ya dönersek Ayşe
ve Ahmet arasındaki olası ilişkinin başlamasında her ne kadar aracı değişken
Fatma hızlandırıcı bir etkide bulunmuş olsa da ilişkinin gidişatından/iyi bitme
veya kötü bitme olasılığından sorumlu değildir. Sorumluluk hem Ayşe’de hem
Ahmet’te hem de geçersizlik kaynaklarını oluşturan diğer faktörlerdedir 😉.
Not 1: Bu yazıda geçen isimlerin veya kişilerin gerçek kişilerle ilgisi yoktur. Yazar burada kendi çapında istatistik çalışırken konuları daha eğlenceli hale getirmek için insan ilişkileri üzerinden zorlama çağrışımlar kurmuştur😃 Hatası olduysa affediniz😊
Not 2: Aslında yazıda bahsi geçen aracı değişkenin istatistikte, aracılığın gündelik hayattaki tanımından ve işlevinden çok farklı bir anlamı bulunmaktadır. Örnek üzerinden açıklarsak: "Başarı "bağımlı değişkenimiz, "zeka" ise bağımsız değişkenimiz olsun. Bir de bu iki değişkene aracılık eden "ders çalışma süresi" olmak üzere bir aracı değişkenimiz olsun. Zeka ile başarı arasında anlamlı bir ilişki olduğunu düşünelim. Modele ders çalışma süresi dahil edildiğinde zeka ile başarı arasındaki ilişki zayıflar veya söz konusu ilişki anlamsızlaşır ise ders çalışma süresinin aracı değişken olduğunu kabul ederiz. Yani aslında istatistikte aracı değişken, iki değişken arasındaki ilişkiyi azaltıcı ya da yok edici bir etki gösterdiği zaman aracı değişken vasfı kazanır, yoksa hikayemizdeki Fatma'yı istatistik, aracı değişken olarak kabul etmez😏
Not 3: İstatistik bazen her şey değildir. Kontrol altına alamadığımız- havsalamızın alamayacağı/akıl sır erdiremeyeceğimiz-pek çok faktör vardır. Bu nedenle her şeyin mümkün olabileceğini unutmayınız😊
Not 3: İstatistik bazen her şey değildir. Kontrol altına alamadığımız- havsalamızın alamayacağı/akıl sır erdiremeyeceğimiz-pek çok faktör vardır. Bu nedenle her şeyin mümkün olabileceğini unutmayınız😊